8 Mart 2012 Perşembe

köprüden önce ilk çıkış

duyamayabiliriz fısıldayarak söylediklerimizi.
kıyamet kopuyor olabilir içimizde mesela
bahis konusu ağaçtayken gözümüz.

uğultular sarmıştır bir ihtimal etrafımızı
ve ikimiz de biliyoruzdur aslında
bir yelkenci rüzgarı her zaman arkasına alamayabilir
ya da bir intihar komandosu halkının desteğini.

kanayan yaralarımızı sarmak isteyebiliriz
ama gözlerimizdeki en ufak bir pişmanlık kıvılcımı
o ters esen rüzgarda yakacaksa bu güzel bahçeyi
karşımıza çıkıp bas bas bağırabilmeliyiz
'köprüden önce ilk çıkış' diye

5 Ocak 2012 Perşembe

ee daha daha

sen azcık yatmışsın,
ben azcık içmişim.
birazcık susmuşuz...

31 Aralık 2011 Cumartesi

bazıları

bazı akşamlar sadece dışarı attığımı düşünüyorum kendimi, çoğu akşam nereye gittiğimi bildiğim halde. bazı akşamlar nereye gideceğimi bilerek çıkıyorum, vaz geçtiğim andaki kısa süreli zaferim oluyor tesellim. evden çıkmamak için kendi kendime verdiğim mücadeleyi kaybetmekten çok, geç karar verdiğim için yüzüme kapanan kepenkler oluyor kahreden beni.

sonra sırasıyla haksız bir gurur, yumruklarımı sıktıran kısa süreli bir yoksunluk ve en sonunda yersiz bir ikame kaygısı.

bazı geceler hiç uyumuyorum, belki bir şarkı daha dinleyebilmek için. bazı geceler hiç uyanmıyorum yalnızca yolsuzların uğradığı bir parkta tir tir titrememesi için ruhumun. salıncaklar en çok geceleri göz yaşı döküyor. ne kadar sert eserse essin rüzgar yalnızlığını gideremiyor salıncağın.

bazı geceler dönüyorum epey yüklü başım, elim, siyah poşetim. bazı geceler sadece başım. ve karanlık sokaklarında çocukluğumu öldürüyorum elim hiç titremiyor. bazı geceler kendimi öldürüyorum. mobese kameralarına cansız bir beden kalıyor, duygu tanıklarına ruhsuz şarkılar. ve ben inatla büyüyemiyorum.

yaşlı insanlara yardım etmeye çalışıyorum. hiç göremeyeceğim bir yaştalar aynadan bakınca. onlara saygı duyuyorum, aynalara değil. sonra mahallenin çocuklarıyla top oynuyorum sırf kendime kötü bir adam olmadığımı ispatlamak adına. badi badi yürüyen arkası dönük bir çocuğa 'pişt' diyorum. kapşonunu indirip bana dönünce onun muhtemelen benden çok daha büyük bir cüce olduğunu görüyorum. kısa süreli donukluğumun sebebinin şaşkınlık olmadığının gayet iyi farkındayım. cüceleri çocuklar kadar sevmediğimi fark etmem iyi bir insan olmadığımı anlamama yetecek kadar ipucu veriyor bana.

dilencilerin riyakarlığını yüzlerine sadece iddaa oynadığım günlerde onlara para vererek vuruyorum. kendimden ödün veriyorum aslında bunun farkında değiller. kumardan kazanacağım para ya da heyecan umrumda olmadı hiç bir zaman. işte ben burada zaten nefes alarak, sahip olduğum tek şey olan hayatımı yavaş yavaş kaybetmiyor muyum?

bazı sabahlar dünyanın en neşeli çöpçüleri geçiyor penceremin önünden. 'hayde gidelum hayde' diyerek tertemiz yapıyorlar dünyayı. bu yüce mesleğin nirvanasına mı ulaştılar, hiç mi geçim sıkıntısı yaşamıyorlar yoksa sabah sabah kafalarını mı parlattılar bilemiyorum ama ne zaman neşe dolu türkülerini duysam kahır dolu gecelerime lanet ediyorum.

köşede küçük bir bakkal var. bir aile işi. önünden süper market poşetleriyle geçerken ya düşmüş bir yaprak tanesi takılıyor gözüme ya bir yavru kedi ya bir taş. başımın düşey eksenle yaptığı 45 derecelik açıyı muhafaza etmeye çalışıyorum. her zaman selam verdiğim halde nedense kulaklığımdaki şarkılar daha çok ilgimi çekiyor o an. çıkar ilişkilerinden nefret ediyorum ama çıkarlarımı korumak zorundayım.

son 3 ayda kapının arkasında asılı 4 5 pantolondan sadece 2 tanesini giydim. bavulum eski günlerdeki gibi yine haftalarca içi dolu şekilde kaldı odamın orta yerinde. ne bir kazağım çıkmak istedi dışarı ne de bir çorabım. sanki her an bir telefon gelecekmiş gibi tetikteydi bütün bavul ahalisi. tedirgindiler, sanki hiç almak istemiyorlardı beni içlerine. sonra ordan delikanlı bir atlet çıktı 'kıyafetler kadınlar gibidir hafız' dedi. 'istemez alkollüyken seni içinde, o temiz pantolonu giyemeyişin ondan'

halbuki ben gerçeği biliyorum. çoğunlukla geceleri 12 ye 10 - 15 dakika kala apar topar alıyorum pantalonumu ve montumu oradan, özen göstermiyorum onlara, ilgilenmiyorum onlarla. işimi görüyorum ve yerlerine asıyorum tekrar. kendilerini kullanılmış gibi hisediyorlar, farkındayım. haklıdırlar da. çıplak kalmamak için giymeye çalışıyorum bazı kadınları. acımayın, aman eksik kalsın. ama biraz anlayış gösterin.

kuruyemişçiler sabaha kadar açık olabilir ama tekel bayiiler en geç 12de kapatıyor bu şehirde.

16 Aralık 2011 Cuma

Evlen Benimle Nevin Abi( 14.12.2011 Dünya Evlenme Günü)


Ahb… Ya… Teşekkür ederim çok iyiyim, çok heyecanlandım, çok yani, sizin için geldim ya ben yi e insan ya konuşamıyorum inan ooffff esra abla bişey sorucam ya benim gözüm lens vardı gözümde şuan görmemin sebebi eee sorun vardı gözümde yok yok gerek yok yani görüyorum ama puslu görüyorum şuan hiçbirşey görmüyorum açıkça konuşmak gerekirse hani uzaktan olduğu için ya üç gün içinde oldu evet yakın sürede oldu 3 gün oldu işte geleli gözüm hani lens gözümde bi tabakayı deliyo hani eeııhh o da görmemi engelliyo tabi evet doktor lens verdi lensi taktım tabi lens takıyodum hani 1 senedir lens takıyorum hani görmemi sağlıyo tabi batıyodu çıkarmadım ben 1-2 saat geçti tabi gözümden 3 saat geçti eve gittim evden geldim lensi çıkardım direkman doktora gittim sen dedi zamanında gelmemişin hani dedi bana hani gözün içini deliyo hani gözün içini delince tabi şuan şu gözüm hiç görmüyo geçicek hani geçici geçici inanın öle inanı nöle ben nevin abişakzımız için geldim eeııhh yaklaşıyım mı konuş yaw meraba ya çok heyecanlıyım bende nasıl konuşcam bilmiyorum ilk defa hani yaww evin tek çoçuğuyum benden başka kimse yok koyu fenerliyim hani oğlak oğlak burçluyum eeııhhh çalışıyorum bi işim var eeııhhh nasıl söliyim ee 3, 3,5 senedir çalışıyorum eeııhhh pısssttt daha ne söliyim yaw ben evde oturuyodum şuan annemle birlikte oturuyodum hatta öle diyim bi anda nevin hani 20 yaşında 23 dedim hani oturmasını kalkmasını ilk şeyde hani gözleri hoşuma gitti pek ama nerin ya sıı tam söleyemiyorum
heyecanlıyım eııh oturuyoduk dedim bi arıyım şansıma düştü, düştü… Şansa ya kısmet tabi, fırsat, aradım konuştum ben dedim talip olucam ama dedim böle böle benim bir kusurum var hani dedim geçici olucak hehehe geçici kusurluyum:D dedim gelin dedi biz yardımcı oluruz ben geldim işte talip oldum kısmetimiz inşallah…Ya ben çok eeııh evet ya nasıl söliyim hımm gezmeyi severim hani çok severim hemde her sene böle sık sık tatile giderim hani tatilsiz yapamam gibi bişey yaww flört etmeyi seven bi adamısın ya zamanında zamanında yaptık hani yapmadık ya hani onu sölemek istemedim Merhaba, merhaba hıhıhı bende teşekkür ederim teşekkür ederim bende hani geldim esra abla senada hakkaten Allah yolunu açık etsin abla çok güzel abla program inan çok güzel hani senin hani sende vesile oldun tabi eeıhh çok güzel abla ya inan hani dün aramam telefonda da söledim tabi hani sizin hani eeıhh tabi abla inan öle hani inan
öle teşekkür ederim abla sağolun sağol abla sağol abla

Ya Gökhan ne kullanıyosan söle bizde kullanalım bu nasıl bı kafa kardeşim ya...

28 Eylül 2011 Çarşamba

kısa bir yürüyüş

köşebaşlarını tutmuş kapkara gölgeler
ki içlerinde tarifsiz koyulukta yılanlar gezer

göremezsin ısırınca ışığı eskisi gibi
elinde hep bi tesbih hep bir fener
hani diyorum kibrit onun eskisi gibi
şşşş sen beni dinliyor musun abi?

'ah be hafız hep yanlış yollarda yürüyorsun
''burdan döneceksin'' diyorum dönmüyorsun'

umutlar diyorum be abi.
çoğu zaman insanlar farketmeden
hayatlarını boşa harcamış olsalar da
onları kolay kolay harcayamıyorlar,
geçmişi bir kere bile akıllarından geçirmeden...

'saçmalama hafız sen kendini bu kadar düşünmezsin
bir yanlışlık var bu işte ama şimdi tam kestiremedim'

hayat akıp gidiyor be abi baksana geçmişe
gelmiyor beklediğimiz günler sanırsın gitmiş çişe
bira göbek yapıyor diyorum be abi napalım
spora başlamak lazım,
biraz da terle boşaltım yapalım.

'ulan bu uydu senin kafana düştü de
kamuoyundan mı saklanıyor yoksa?'

yok be abi bilmem kaçta bir ihtimalmiş
oda bize düşeydi de bari ölümüz göreydi iş
çok bunaldım abi bildiğin gibi değil
ruhum da üstelik en çok bu gel gitlere esir

'sen ihtimalleri hesaplayabilsen kumarı severdin be hafız'

hayat en kolay kazanılan mıdır
yoksa en zor kazanılan mıdır be abi
hayatınla kumar oynamaz mı her insan biraz?
hani tavladan çok,
barbuttan çok çok daha az

'az konuş be hafız geldik burası'

ben uzaylıyım abiii

'memnun oldum ben de kılark geybıl'

estağfirullah abi öyle demek istemedim

12 Ağustos 2011 Cuma

Çoraptan Çıkan Parmak

yılandan korkmam incisözlük okuyan kızdan korktuğum kadar.

açık açık küfür eden bunu facebookta twitterda yazan, saçma sapan bir erkeklik modeline bürünmüş futbol dialogları yapan kız lafım sana ulan allah aşkına seni bu şeklinle çekici bulan var mı? neyin peşindesin, az zorlasak magandalıkta yapacaksın. halepçe katliamında üstüne bomba düşeydi, afrika kabilelerinin eline düşte önce sünnet etsinler sonra balta sapıyla kafana vursunlar. bi de saçma sapan zerzenişler, bi sapkınım modeli... hay yalovanın bıçkın delikanlısı ahmet abiyle denizler altında 20000 fersah adlı bir uzun metraj dizi çekseniz.

erkek abaza beter, bayan abaza ise nirvanadır. götü başı ayrı oynar, ucuzluktan kokar.

erasmus öğrencileri candır, canandır. turizme hep destek tam destek mantalitesiyle yola çıktık.

hey bayan söylediklerimi yanlış anlama! yıllardır "balık etliyim ben" kavramı altına saklanarak günlerini homini gırtlak şeklinde geçirdin. 200 groston oldun yanların böghhhh, selülitlerin oghhhhhhhhhhh oran buran ayrı. "BALİNA, BALIK DEĞİL MEMELİDİR." aynaya bak delirtme admaı

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Soyunmadan Sevişelim Reca Ediyorum 2

snoop dogg büyük bir kişilik boy pos endam endaze. eğer simetrik bir vicudu var ise ve ten rengini de işin içine katarsak, art arda 183720 tane yalan atmış pinokyonun burnuna benzer bir uzuva sahip olma ihtimali pek bir yüksek.

bir insanın apachi olabilmesi için gerek yeter koşullar nelerdir? toplum içinde takılabilen bireyin bu kavrama girme nedeni ne ola ki? erkek apachileri kazığa oturtarak öldürmeli, kız apachileri taşlayarak.

hanım! hanım! uyan, nerde benim roket atarım?

gecenin ilerleyen saatleri ve az terlemişliğin ardından gelen ve en bayıldığım ama nedense asla inanmadığım o mükemmel cümle:
"yaa aslında eski sevgilimle, biz hiç bu kadar ileriye gitmemiştik."
hadi lan ordan, misket mi oynuyordunuz?

huzura doğru atılan her adımın yaratmış olduğu hazzı kolay kolay tatmak mümkün olmuyormuş. bir çok kavramdan çok daha değerli açık ve net.

avşar kızı(hülya avşar), kaya bebek (kaya çilingiroğunun veleti)... ulan ne anlamsız tabirler bunlar.

kafasına kalaşnikof mermisi girdi adam dur daha değil dedi. harbi azimle gaz salınımı yapsa ufak bir kasırga yaratır imparator.

mahsun kırmızıgül: "Türkiye'nin en büyük vantilatörü fatih terim de burda." kafan jetgillerin aracı düşsün.

çift haneli iq sahiplerine idam cezası verilse katliam çıksa ülke nüfusu bir milyon civarında seyretse ne de güzel olur. eminim en aşşağı 15 şehir komple ter temiz olur bir kaç büyük baş hayvan kalır ama yine insan kalmaz o denli.

- "burası maltepe tayfun, burada adamı poposundan şey ederler!"şaaapppppp tokat gelir

kuş beyinli ne kadarda samimi bir hakarettir, ilk karşına çıkan bireye kuş beyinli diye seslen, reflekslerine sahip çıksın ve sana bakmasın. bunu yap.

rastları özleme sebebi 1: - "aaa rastaların çok güzelmiş yaa, ne zamandan beri rastasın?" soruyu soran cinsiyet pek bir önemlidir, rastadan nefret etme sebebi de olabilir, ama genel olarak özleyeceğim bu soruyu.

- "ama ben hastayım!.." şimdi mi söylenir lan bu, hane tam bu pozisyonda? yapmayın, etmeyin, ömür törpülemeyin, bari bunu gizlemeyin.

üçgen vicut yapmama son 2 ay diyorum, açı ölçerleri hazır tutun.

kalp kıpırtısı var ama çok ince çıtır, hayırlara vesile olsa bari.

heyecanlanmak güzel ama birini heyecanlandırmak paha biçilemez.

yazımın anlamsızlığı gözünü korkutmasın hepinize yetecek kadar şefkat mevcut ben de come on

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Feel The Diffrence

Feel the diffrence dediler parçası olma yolunda adım attık. güzel bir imkan yakalamış olmanın vermiş olduğu mutluluğu siz değerli dostlarım arkadaşlarımla paylaşabilmiş olmama çok sevindim.

çok sevimli bir yol ayrımına girmiş bulunmaktayım ve bu yolda kat ettiğim her mesafe için siz güzel insanlara bir kez daha danke schön diyorum. cümlenize yunus bülbülden dankeşön sevgilim adlı nadide parçayı armağan ediyorum.

Son Çemkirik

polyanna değilim, olanlara karşı ise çok saygısız ve cürretkarım. olaylara realistic bakar, tiptronic hareket ederim. kimseyle alıp veremediğim yoktur. hayatta en çok ifrit olduğum şey ise inkardır. inkar etmek tarifi olmayan bir ayıp, bir terbiyesizlik, bir hak etmemişliktir. harcanan zamana yapılan haksızlığın bini bir para olmuştur. yaşanılanlara ucuz etin yahnisi şeklinde yaklaşmak da nedir. her şeyi geç kendi kendini kandırmaktır inkar etmek. kendini aptal yerine koymaktır. acıdır, zehir kıvamındadır.

gömülen bir meftanın mezarı 1 yıl süreyle yaptırılmazmış eskiden. üzerinde ki ahşaplar çöksün mezar otursun diye. işte bu uzun bir sessizlik ardından yaşanan çöküş son bir haykırıştır dünyaya karşı, adaletine insafsızlığına... son haykırıştır, ebediyete dek bir daha ses çıkarmaz.

kalkan yazı,son çemkirikti gereksizdi, çok çok yersizdi ve en önemlisi anlık bir zerzenişti. özür dilerim, yine ben isa'nın çilesi.değer yargıları farklıdır fakat bu kadar gudubet değildir bu hisler, hissettirilenler.

hatıralar arasında yer eden sarımtrak anılara saygım sonsuz, yaşanılanlara olabildiğince çıplak bir şekilde yaklaşıp sessiz naralar atmışlığım ise çoktur. -di li geçmiş zamana gömüldü ve yaşanılanların ardından sadece şunu söylüyorum mutluluklar daim olsun, yolun açık.

20 Temmuz 2011 Çarşamba

İncit MEME'li




Vedat Özdemiroğluna bir sosyal paylaşım sitesini kullanarak mesaj attım, kendisi bana geri döndü "eyvallah".

ben klonlanana kadar veliahtım yok, mütavaziliği kendime şiar edinmişimdir orası ayrı.

behlül öğlen saatlerinde hala kaçıyor.

bu hayatta dost,kardeş sayın çift haneli sayılara ulaşıyor hatta onları geçiyorsa there is a big problem with u maaaannnnnn

balkon, nargile ve hoş sohbet...

gırnata derler klarnete roman kardeşler. ne de güzel üflerler, ahhhh ulan ah dedirtirler insana.

ben buraya yazana kadar çemişgezek ilçesinden hangi birinizin haberi vardı? sevdalıları dahi var girin bakın http://cemisgezeksevdalilari.com/

gümüş böcekleri kadar sevimli, uysal hayvan gelmiş midir dünyaya sorarım size?

uzaylı türkücü mustafa topaloğlu!!! gerek ünvanı, gerek kişiliği, gerekse akıcı konuşması ve kurduğu mantıklı cümlelerle hayret-ül vahşettir kendisi.

hıncal ağabeyin uzmanı olmadığı bir konu varsa, hemen o konu üzerine yüksek lisans çalışmalarımı başlatmak istiyorum.

Türk insanı abazan ırkından birşeyler kapmış. hilal cebeci MEME başlığı altında incelenmeye başlanmalı. google trends sonuçlarına bir bakıyoruz kadın uçmuş gitmiş.

gereklilik kipini öğrendiğimiz tarkana bir teşekkür de benden


"erol köse acaba neden var" sorusuna bazen o denli kafa yoruyorum ki anlatamam.

parlayan bir yıldıza bakarken gözlerin duruma alışması sonucu parıltının gözleri kör etmemesi parlayan yıldızımıza olan aşkımızın öldüğünü göstermez, gösteremez. ama yıldız buna küser, durduk yere tatava çıkarır ve "bu koskoca evrende sen kalktın bana aşık oldun ama artık ben seni etkileyemiyorum bitti, aradaki bağ koptu" derse, yerli yersiz hayranlığını ifade etmesine rağmen minik yavruya durmadan tavır alır, kafasını sikersen, o yıldız olmasa da pek bir şey değişmeyeceğinin farkına varan küçük çocuk artık sikler mi seni yıldız efendi?

ufak birer parçası olduğumuz bu kainat varya en kralından milyonlarca gördü, sen kral değilsin, insan suretinde gümüş böceğisin sen. pencere pervazlarında saklanıp, karanlıkta çıkıp şöyle bir göz gezdirip yuvana tekrar geri çekilensin. sana verilen değerin büyüklüğünü bir terlik şapırtısıyla hissedebilirsin ancak.

raid'le ölse yaa şu örümcek ağı ile kaplanmış, ucuz beyinliler.

kıllanan adam vardır, ali bilir de siz bilir misiniz onu ben bilmem. sizin bilip bilmediğinizi ali bilir mi orasını hiç siklemem.

göster kendini skilachi!

kutsal damacana itmen! mihenk taşı, başyapıt, masterpiece... yapımcılarından, oyuncularına komple nalet ettim.

okuyucu sayımız milyonları aştı arkidiş.

durma yolcu okumaya devam et